Randevu Planla

Çift ve Aile Danışmanlığı, Bireysel Danışmanlık, Cinsel Danışmanlık, Nöropsikolojik Değerlendirme ve diğer psikolojik danışmanlık randevularınız için dilediğiniz zaman arayabilirsiniz.

İstanbul Uzman Psikolog Bilgilendirme Telefonu:
0551 186 42 41

E-Mail:
[email protected]

4 ay ago · · 0 yorum

Evlilikte Duygusal İhmal- Var Olan Eşin Yokluğu

 Cinsel Terapi Psikolojik Danışmanlık

Evlilikte Duygusal İhmal- Var Olan Eşin Yokluğu

Evlilikte duygusal ihmal- var olan eşin yokluğu  eşlerden birinin diğerine yakınlık, sevgi, şefkat, ilgi göstermemesi durumudur. Günümüz evliliklerinde özellikle evliliğin ileriki yıllarında, özellikle kadınların yoğun bir şekilde hissettiği, duygusal ihmale uğrayan kişilerin sayısı artmaktadır. Duygusal bağ evliliği fiziksel, ruhsal ve cinsel olarak ayakta tutan bağdır.

Duygusal İhmal ile Duygusal İstismar Aynı Şey Değildir.

Duygusal istismarda eşin duygusal olarak incinmesine ve acı çekmesine neden olabilecek sözlerin söylenmesi ve duygusal olarak inciten davranışların yapılması söz konusudur. Eşinin üzüleceğini bile bile onu aşağılama, alay etme, küçük düşürme, eleştirme, başkalarıyla kıyaslama gibi davranışlar söz konusudur duygusal istismarda.

Duygusal ihmalde ise eşin duygusal durumunu destekleyici davranışların tamamen bırakılması, eşe yönelik destekleme sorumluluğu yokmuş gibi umursamaz davranılması söz konusudur. Onun iyi hissetmesini sağlayan davranışları kesip ona iyi gelecek sözleri söylemeyi durdurarak duygusal anlamda eş desteğini çeker.

Aslında hem duygusal istismar hem de duygusal ihmal kişiye olumsuz duygular hissettirerek acı çektirir. Sağlıklı ve mutlu ilişkiler incelendiğinde duygusal istismar ve duygusal ihmalin bulunmadığı görülür. Duygusal ihmal ve istismar ilişki kalitesini bozarken ihmal ve istismara uğrayan kişide de ciddi psikolojik yaralara sebep olabilir. Yaşamdan aldığı zevki azaltıp, öfke, değersizlik, sevilmeme hissi, suçluluk hissetmesine sebep olabilir.

Eşler Birbirlerine Nasıl Duygusal Destek Verebilir?

Duygusal desteğin biçimlerini genel olarak ifade edersek sarılmak, dokunmak, öpmek, göz teması kurarak onu dinlemek, ona dikkat etmek, ona değerli olduğunu hissettirmek, ona önem verdiğini gösteren davranışlarda bulunmak, yardım etmek, onunla birlikte zaman geçirmek, onu anladığını göstermek, empati yapmak… ve daha bir sürü benzer davranışlar…

 

MUTLU EVLİLİĞİN 10 ALTIN KURALI

-Dr.A.Cem KEÇE-

Evlilik; “Ben, ben’i kaybetmeden, sen’e saygı duyup, sen’i yok etmeden, sen ile birlikte, biz olmak istiyorum” demektir.

“Evliliğin yaşamın sonuna kadar mutlu sürmesi için yapılması ve yapılmaması gereken şeyler vardır. Evlenmeyi düşünen, evlilik hazırlığı yapan, yeni evlenmiş ya da yıllardır evli olan tüm çiftler, evlilik konusunda kendilerini sorgulamak ve varsa yanlışlarını düzeltmek, eksiklerini gidermek için aşağıdaki 10 altın kuralı uygulayabilirler.

  1. Sevginizi açıkça gösterin: Sevginizi sözlerinizle ve davranışlarınızla ifade etmekten asla vazgeçmeyin. Sevmek ve sevildiğini bilmek herkes için öncelikli bir ihtiyaçtır. Evliliklerde yapılan en büyük hata bir süre sonra eşlerin birbirlerine sevgilerini ifade etmeyi bırakmalarıdır. Eşinize onun sevgi dilini kullanarak onu sevdiğinizi anlatmayı hiç bırakmayın.
  2. Değer verdiğinizi hissettirin: Eşinizi beğendiğinizi, ona değer verdiğinizi, saygı duyduğunuzu gösterin. Düşüncelerine değer verin ve onu yargılamadan dinleyin, onaylayın, takdir edin, asla başkalarıyla kıyaslamayın ve kesinlikle aşağılamayın. Eşinizin duygu ve düşüncelerini anlamak için empati yapın. Üzgün, tedirgin, gergin olduğunda onunla konuşarak neler hissettiğini anlamaya çalışın.
  3. Değiştirmeye çalışmayın: Hiç kimse mükemmel değildir. Her insanın iyi ve kötü yanları, olumlu ve olumsuz özellikleri olabilir. Eşinizin olumsuz özelliklerine değil, olumlu özelliklerine ve iyi yanlarına odaklanın. Olumsuz özelliklerine tolerans göstererek, oluşabilecek anlaşmazlıkları ve çıkabilecek tartışmaları önlemiş olursunuz.
  4. Sır saklamayın: Eşinize asla yalan söylemeyin ve ondan hiçbir şey gizlemeyin. Evliliğin temel direklerinden biri güvendir. Eşinizin güvenini sarsacak her türlü söz ve davranıştan kaçının. Güven bir kez sarsıldığında, yeniden eskisi gibi sağlam olması çok zordur.
  5. Öfkenizi kontrol edin: Sinirlendiğinizde eşinizi kıracak herhangi bir söz sarf etmemek ya da ona zarar verecek bir davranışta bulunmamak için öfkenizi kontrol altında tutun. Eğer öfkenizi kontrol edemiyorsanız sakinleşene kadar eşinizin yanından uzaklaşın.
  6. Özür dileyin: Yaptığınız hataları olgunlukla kabul edin ve özür dileyin. Ama dileğiniz özrü o hatayı bir daha yapmamak için verdiğiniz bir söz olarak kabul edin ve hatalarınızı tekrarlamamak için çaba gösterin.
  7. Sorumlulukları paylaşın: Ortak yaşamın tüm sorumluluklarını ve yapılması gereken işleri adil bir biçimde paylaşın. Evliliğin ve günlük yaşamın tüm yükünü eşinizin omuzlarına yüklemeyin.
  8. Birbirinize özel zaman ayırın: Eşinizle baş başa zaman geçirmek için fırsatlar yaratın. Birlikte daha fazla şey paylaşmaya, ortak zevkler yaratmaya çalışın. Gelecekte hatırlamaktan mutluluk duyacağınız güzel anılar inşa edin. Birlikte yapmaktan hoşlanacağınız spor ya da hobi faaliyetleri bulun.
  9. Kendinize de özel yaşam alanı yaratın: Eşinizin ve sizin sadece evliliğinize adanmış tek bir yaşamınız olmadığını, kendinize ait de bir yaşamınız olduğunu unutmayın. Her ikiniz de bireysel ilgi alanlarınıza ve hobilerinize zaman ayırın.
  10. Cinsellikte uyumu yaşayın: Mutlu bir evlilik için gerekli olan duygusal birlikteliğin yanı sıra, düzenli ve sağlıklı bir cinsel birlikteliğin de olması gerekir. Eşinizle romantizm ve erotizmin uyumunu yaşadığınız bir cinsel yaşamınızın olmasına özen gösterin.”

 Bireysel Danışmanlık, Çift Danışmanlığı ile alakalı paylaşımlarımı instagram hesabımdan ulaşabilirsiniz.

Gaziosmanpaşa, Küçükköy, Eyüp ve çevresinde danışmanlık hizmeti almak için benimle iletişime geçebilirsiniz.

Etiketler: , , , , , , , , , , , Kategoriler: Yaşam Önerileri

psikologozgeakcay

Özge Akçay

Lisansımı İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü‘nden Yüksek Onur Derecesi alarak mezun oldum. İstanbul Ticaret Üniversitesi‘nde yüksek lisansımı tamamladım. Üniversite yılları içerisinde İstanbul Üniversitesi Beyazıt Çocuk Kreşi’nde, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları E.A. Hastanesi’nde, Yağmur Çocuklar Psikolojik Danışmanlık ve Özel Eğitim Merkezi’nde stajyer psikolog olarak görev aldım; TEGV ‘ de çocuklarla gönüllü olarak çalışmalar yürüttüm.

Bir cevap yazın