Randevu Planla

Çift ve Aile Danışmanlığı, Bireysel Danışmanlık, Cinsel Danışmanlık, Nöropsikolojik Değerlendirme ve diğer psikolojik danışmanlık randevularınız için dilediğiniz zaman arayabilirsiniz.

İstanbul Uzman Psikolog Bilgilendirme Telefonu:
0551 186 42 41

E-Mail:
[email protected]

2 hafta ago · · 0 comments

Nevrotik Sevecenlik ve Onaylanma İhtiyacı

Nevrotik Sevecenlik ve Onaylanma İhtiyacı

İş Hayatında Sürekli Onaylanma Hissi Psikolojik Bir Hastalık! - Banka  Gazetesi

Nevrotik sevecenlik ve onaylanma ihtiyacı başkalarını hoş tutmaya ve onlar tarafından hoşlanılıp onaylanmaya duyulan bir ihtiyaçtır. Bu, kişi için o kadar önemli bir ihtiyaçtır ki koşul, durum, nesne ayrımı gözetmeden onaylanmak ister. Onay almak o kişi için var olduğunun, yaşadığının, fark edildiğinin ve önemsendiğinin kanıtı niteliğindedir.

Onaylanma ve fark edilme her bireyin ihtiyacı olmakla beraber bu ihtiyaç düzeyi herkes için aynı düzeyde değildir. Onaylanma bağımlısı olan insanlar, diğer insanların düşüncelerine olması gerekenden çok fazla önem verir.  Onaylanmadığı durumlarda veya algılanan eleştiri ve imalara tepki olarak kabuğuna çekilme, küsme, darılma, saldırganlık, pasif agresif davranışlar ve yoğun öfke görülebilir. Zihinde başarısızlık, beğenilmemişlik, aptal olma veya değersizlik gibi duygular oluşur.

Bu tarz duygulardan korunmak için;

  • Otomatik olarak başkalarının beklentilerini yerine getirme,
  • Kendi arzu ve görüşlerinden ziyade onların görüşlerine göre hareket etme
  • Başkalarının onu sevmeme olasılığından ya da düşmanlığından korkma ya da kendi içindeki bu tarz duyguları inkar etme,
  • ‘Sevgi’ nin gözde büyütülerek bütün sorunları çözeceğine yönelik bir inanış,
  • Terk edilme korkusu,
  • Yalnızlık korkusu,
  • Kendi yaşamını dar bir alanla sınırlandırma; başkalarından bir şey beklememe, arzu ve isteklerini sınırlandırma zorunluluğu içerisinde hissetme,
  • Var olan beceri ve potansiyellerini küçümsemesi,
  • Herhangi bir istekte bulunma korkusu.. gibi duygu, düşünce ve davranışlar içerisinde olur.

Onaylanma ihtiyacını bireylerde farklı kılan çocukluk dönemi yaşantılarıdır. Çocukluk döneminde anne- baba- öğretmen üçgeninde çocuk anlayış, fark edilmeyi, şefkat görmeyi, takdir görmeyi ve sevgi bekler. Anne- baba- öğretmenden gelen övgüler, takdirler, aferinler çocuğun özgüveninin gelişmesine yardımcı olur. Sevilmemekle veya terk edilmekle tehdit edilmek, yapılan hatalardan sonra alınan cezalar, bazen nedenini bilinmeden/açıklanmadan alınan cezalar, toplum içinde eleştirilmek çocuklarda korku ve utanç duygularının yaşanmasına neden olur.  Korku ve utanç duyguları büyür; bireyler kendileri hakkında olumsuz düşünceler (sevilmiyorum, değersizim, beceriksizim, aptalım, beğenilmem vb.) geliştirir ve onlara inanırlar. Onay almaya hassasiyetleri, birinin bu inançları değiştirmesini istedikleri içindir. Olumsuza odaklı ve onay görme konusunda hassas olan bireylerde özgüven eksikliği, içe kapanma veya dışarıya göstermemek için aşırı özgüvenli ve bağımsız olabilirler. Ayrıca yetişkinlik dönemlerinde kaygı bozuklukları, depresyon, hiçlik duygusu, mutsuzluk, boşluk duygusu, umutsuzluk, bağımlılık ve mükemmeliyetçilik yaşamaları olasıdır.

Buna ilaveten çocuğu kendi gibi düşünmeye, kendi gibi hissetmeye zorlayan ebeveynler de buna sebep olabilir. Çocuğa zorla yemek yedirme, istemediği giysiyi zorla giydirme, zorla uyutma çocuğun ayrı bir kimlik oluşturmasına engel olur. Ağlayan çocuğu zorla susturma, annenin onu babaya kızması için zorlaması, her şeye gülünmez gibi söylemlere maruz kalan bir çocuk, yetişkinlik döneminde sürekli olarak öteki insanların beyni ile meşgul olur. Öteki insan onun hakkında ne düşünüyor, ne hissediyor, onu seviyor mu, ona kızıyor mu gibi düşünceler zihinde sık sık oluşur.

Özetle

Çocukluk yaşantılarında genellikle onay, sevgi, ilgi, şefkat, kabul ve onay ihtiyaçlarının yeteri kadar karşılanmamış ya da yetersiz kalmış bu ihtiyaçlar kaygı bozuklukları, depresyon ve korku olarak kendini gösterir. Korku, kaygı ve depresyonun üstesinden gelinse bile temeldeki hisler ve inançlar değişmediği için daha başka belirtilerin ortaya çıkması olasıdır. Sorunun temelinin birey tarafından fark edilmesi ve kişiye uygun bir yol haritası belirlenmesi için en sağlıklı ve doğru tedavi yöntem psikoterapidir.

Bireysel Danışmanlık, Çift Danışmanlığı ile alakalı paylaşımlarımı instagram hesabımdan ulaşabilirsiniz.

Gaziosmanpaşa, Küçükköy, Eyüp ve çevresinde danışmanlık hizmeti almak için benimle iletişime geçebilirsiniz.

1 ay ago · · 0 comments

Değersizlik Hissi İle Baş Etme

Değersizlik Hissi İle Baş Etme

Değersizlik Hissinden Kurtulmak ve Özgüven – Gonca Kubat'la Hayata Farklı  Bak

Değersizlik duygusu, kişinin kendisini toplum içerisinde veya içsel olarak önemsiz görmesi genel olarak varlığının bir değer taşımadığı inancına sahip olmasıdır. Bu kişiler önemsiz ve işe yaramaz olduklarına ya da dünyaya sunabilecekleri değerli hiçbir şeyin olmadığına inanabilirler. Kişi kendisini başarısız, yetersiz veya kusurlu olarak görmekte ve hissetmektedir. Çoğu zaman kişi bu düşüncelerden dolayı toplum içinde kendisini rahat hissedemez.

Değersizlik duygusu yaşayan kişi, çoğu zaman davranışlarının altında bunun yattığını bilmez. Kendisini değersiz hisseden bir kişi acımasız ve kötü davranır kendisine. Değersiz olduğunu düşünen bireylerin zeka, iş, başarı, popülerlik, güç, sağlık, çekicilik gibi konularda kendilerini yetersiz hissettikleri gözlenmiştir. Bu yetersizlik hissi kişide benlik saygısının da düşük olmasına neden olan duyguları da tetikleyip hasara yol açabilir. Değersiz hisseden kişi, yaşamın tümünü olumsuz görme eğilimdedir ve herhangi bir olumlu yön bulmakta zorlanabilir.

Değersizlik duygusunun temel sebepleri nelerdir?

Temel sebep aile diyebiliriz. Özellikle eleştirel ailelerde büyümüş çocuklarda oldukça sık değersizlik hissi oluşabilmektedir. Bununla birlikte çocuğun kendi ilgi ve hislerine önem vermeyerek çocuğa doğrudan değil ama dolaylı olarak jest ve hareketlerle çocuğa iletilen mesaj “Senin içinden gelen his ve düşünceler iyi şeyler değil, sen onları yapma; bizim söylediğimizi yap.” Şeklinde bir mesaj verilmesi çocuğun küçük yaştan kendi ihtiyaçlarına önem vermemesine zemin hazırlıyor.

Aynı zamanda ailelerin olayların olumlu taraflardan ziyade olumsuza odaklanmasını da örnek verebiliriz. Örneğin çocuk 10 üzerinden 8 alıyor; aile neden 2 puan kaçtı diye eleştiriyor veya hiçbir tepki vermiyor; nötr davranıyor. Tüm bunlar çocukta değersizlik duygusunun pekişmesine neden oluyor.  Bir başka aile modeli olarak da kendilerinde değersizlik hissi olan anne-babalar çocuklarından beklentilerinde aşırı talepkar olmaları ve onlardan yapamayacağı veya çocuklarının istemedikleri şeyi sadece kendi hırs ve istekleri için talep etmeleri de kişide değersizlik hissi uyandırabilir.

Değersizlik hissi bireylerin hayatında aşağıdaki gibi etkilere sebep olabilir:

  • Sosyal ilişkilerden uzaklaşma
  • Duygusal ifadelerin azalması
  • Kendi hakkında olumsuz düşüncelerin sık bir şekilde ifade edilmesi
  • Depresyon-Anksiyete Bozukluğu

Bazı insanlar değersizlik hissi ile yaşamaya o kadar alışmışlar ki onun farkında bile değiller, hatta onu devam ettirecek şeyler yapıyorlar; tabi bunu bilinçli bir şekilde değil bilinçdışı dürtülerle yapıyor. Mesela kişi değersiz olduğunu bilinçdışında kabul etti ise gider kendisini eleştiren aşağılayan eşler seçer. Bu da aslında değersizlik duygusunun devamına neden olur. Veya iş yerinde patronu ve arkadaşları tarafından sürekli aşağılanır.

Kişi mükemmel olarak da içindeki değersizlik hissinden kurtulmaya çalışabilir; ama bu çaba onu sadece değersiz hissettirmeye devam eder. Çünkü paradoks ulaşılamayacak hedefler koyup ulaşamadığında ne kadar değersiz ve başarısız olduğunu hissetmesine neden olur.

Değersizlik duygusunu aşmak için neler yapılabilir?

Değersizlik hissinden kurtulmak kolay bir şey değildir. Değişim kolay bir şey değildir. Ama bu duygunun farkına varmak ve değersizlik duygusunun her insanda bir miktar olduğunu kabul etmek değişim adına yapılacak ilk şey. Sonraki adım bu hissi nerelerde yaşadığınızı tespit etmek ve bu durumda yaptığınız davranışları değiştirmeye çalışmaktır. Ve değersizlik hissinin sizde oluşmasının sebebini anlamak da bu duyguyu aşmak için önemli bir adımdır.

Bireysel Danışmanlık, Çift Danışmanlığı ile alakalı paylaşımlarımı instagram hesabımdan ulaşabilirsiniz.

Gaziosmanpaşa, Küçükköy, Eyüp ve çevresinde danışmanlık hizmeti almak için benimle iletişime geçebilirsiniz.