Randevu Planla

    Çift ve Aile Danışmanlığı, Bireysel Danışmanlık, Cinsel Danışmanlık, Nöropsikolojik Değerlendirme ve diğer psikolojik danışmanlık randevularınız için dilediğiniz zaman arayabilirsiniz.

    İstanbul Uzman Psikolog Bilgilendirme Telefonu:
    0551 186 42 41

    E-Mail:
    [email protected]

    2 ay ago · · 0 comments

    Partner Seçimimizi Neye Göre Yaparız?

    Partner Seçimimizi Neye Göre Yaparız?

    Partner seçimlerimizi gerçekten bilinçli bir farkındalıkla mı yapıyoruz? Partnerlerimiz veya flörtleşip  partner olmadığımız kişiler sadece bir tesadüf sonucu yollarımızın kesiştiği kişiler mi?

    Görünürde bilinçli davranış ve değerlendirmelerimiz yaptığımız seçimde etkili. Ama kimi kararlarımızın altında yatan ve ilk bakışta farkında olmadığımız nedenler olabiliyor. Partnerimize duyduğumuz çekim, yakınlık, duygularımız, ilgimiz hatta sevgimiz yalnızca rasyonel değerlendirmelere dayanmıyor. Özellikte ilişkinin başlarında görünüşte açıkça belli olmayan bazı şeyler o kişiyi bizim gözümüzde daha çekici kılabiliyor.

    Bilinçaltını Deşerek Hangi Psikolojik Güce Sahip Olduğunu Söylüyoruz! -  onedio.com

    Peki neler etkili partner seçimimizde?

     

    Bağlanma Kuramı ; İlk bakım verenlerle kurduğumuz ilişki…

     

    Bağlanma kuramına göre kişilerin çocukluk döneminde kendi ebeveynleri ile kurdukları ilişki kişilerin ilişkiye dair bakış açısının temelini oluşturur. Bize ilk bakım veren kişi ile yani genellikle annemizle kurmuş olduğumuz bağ-ilişki ile dünyayı tanır ve bu ilişki dinamiğini yetişkinlikteki romantik ilişkilerimizde de devam ettiririz. Ebeveynlerimizle ilişkilerimiz nasılsa ilişkilerimiz de buna benzer olur böyle olması gerektiğine inanırız. Dolayısıyla ebeveynimiz ile kurduğumuz ilişki dinamiklerinine benzer ilişki dinamikleri kurabileceğimiz kişileri kendimizi daha yakın hissederiz. Kısacası bağlanma örüntümüz ilişki dinamiğimizi etkiler. Örneğin kaygılı bağlanan, terk edilmekten korkan biri kaçıngan bağlanan biri ile yani ona soğuk, ilgisiz davranan biri ile birlikte olur ve ilişki sonunda gerçekten terk edilir…

     Fiziksel Yakınlık

    Fziksel olarak yakın olmak insanların birbiriyle etkileşime geçebilme ihtimalini arttırıyor.Partnerler arasında çekimin oluşabilmesi için kişilerin birbirinin algı alanında olması ya da zaman zaman algı alanına dahil olabilecek kadar yakın olması önemlidir.

     Tanıdıklık…

    Bir kişiyi tanıyor olmak, o kişi ile sadece aynı ortamda bulunmak veya sosyal medyadan takipleşmek dışında  o kişi hakkında bir yorum duymak, ortak tanıdıkların varlığını bilmek o kişiye karşı duygularımızın daha olumlu olması açısından bir zemin hazırlar.

    Benzerlik

    Zıt kutuplar birbirini çekerin aksine araştırmalar gösteriyor ki benzer özellikler gösterdiğimiz kişileri daha çekici buluyoruz. Kurduğumuz ilişkilerde ortak konuların, beğenilerin, yaşam tarzlarının olması kişilerin birbirlerine daha yakın hissetmelerine olanak sağlar.

    Aynı şekilde, aşinalığın da çekicilik için çok önemli olduğunu söyleyebiliriz. O kadar ki insanlar laboratuvar ortamında sadece milisaniyeler içerisinde gösterilen yüzlerin sahiplerini bile sevmeye daha yatkın oluyorlar.  Yine aynı şekilde aile bireylerimize benzeyen simaya sahip insanları daha çekici bulabiliyoruz.

    Bireysel Danışmanlık, Çift Danışmanlığı ile alakalı paylaşımlarımı instagram hesabımdan ulaşabilirsiniz.

    Gaziosmanpaşa, Küçükköy, Eyüp ve çevresinde danışmanlık hizmeti almak için benimle iletişime geçebilirsiniz.

    2 ay ago · · 0 comments

    İlk ve Son Dizi İncelemesi

    “Bütün boktanlıklarımızın sebebinin ailemizin boktanlıklarından olması ne kadar boktan di mi?”

    İlk Ve Son

    Blu TV özel yapımı olan İlk ve Son Dizisi… “Deniz ve Barış’ın 10 yıla yayılan ilişkilerinin hikayesi. 20’li yaşlarının ortasında tanışan iki gencin, boşandıkları güne kadar geçen; bazen güneşli, bazen bulutlu, bazen fırtınalı, bazen imkanlı, çoğu zaman imkansız aşk hikayesi. her ilişkide yaşanan mükemmellik dönemi, sıradanlaşma dönemi ve bitiş dönemine odaklanıyor.”  Dizinin Blu TV’deki kendi tanıtımından…

    Henüz sadece ilk bölümünü izleyebildim dizinin. Ama ilk bölümün etkisiyle izlediğimin ertesi günü hemen bir yazı yazmak istedim diziyle alakalı. Bu diziye yönelmeme sebep olan ilk etken Özge Özpirinççi’nin instagram hesabında yayınladığı Onur Basturk ile röportajna vermiş olduğu cevaplar oldu. Vermiş olduğu cevaplar hem diziyle alakalı hem de kendiyle alakalı çok farkındalıklı cevaplar ve hepimizin aslında bir şekilde kendinden bir şeyler bulabileceği bir tarafı var.

    Örneğin;

    O. Bastürk: “Nezaket her zaman iyi midir? Bazen içindeki öfkeyi dışarı yansıtmak gerekmez mi?

    Ö. Özpirincci: “Çok güzel bir şey söyledin! Kendimle ilgili son iki yıldır çok düşündüğüm bir şey bu. Küçüklüğümden beri bastırdığım öfkenin hayatımda nasıl yer bulacağı konusu. Çünkü ben şöyle büyütüldüm: Kibar ol, nazik ol, mütevazı ol, iyi ol, mutlu ol, bardağın hep dolu tarafını gör. Hatta arkadaşlarım Polyanna diye dalga geçerdi benimle. 30’umdan sonra “Bir dakika ya , benim de içimde öfkeye dair bazı duygular var.” Demeye başladım. Tamam küçükken annemle babam “ Hayır Özge öfkelenemezsin.” Demiyordu ama hep pozitife yönelikti. Negatif duyguları reddetme hali vardı. ÖFKEYİ KENDİMDE HAK GÖRMÜYORDUM.ŞİMDİ HAK GÖRMEYE BAŞLADIM. .”

    İlk ve Son - Dizi 2021 - Beyazperde.com

    Olay Örgüsüne Dair

    Dizi; bir ilişkinin ilk zamanlarındaki yoğun sevgi bağıyla bağlı bir çiftin zamanla nasıl bir toksik ilişkiye dönüştüğünü anlatıyor.

    Karakterlere bakacak olursak…

    Özge Özpirinççi’nin hayat verdiği Deniz karekteri mutsuz bir evliliğin ikinci çocuğu. Babası tarafından hayal kırıklığına uğrayan biri… Asi, anlık kararlar alan, uçarı biri olmakla birlikte duygularını daha çok içinde yaşayan biri olarak yansıtılmış ilk bölümde. Özellikle kızgın veya üzgün olduğunda ağlamak yerine kendini sıkıp somatik bir tepki vermesi (mide bulantısı) dikkatimi çekmedi değil.

    Salih Bademci’nin canlandırdığı Barış kendi tanımıyla tam bir yengeç. Ağlamaktan çekinmeyen biri; ancak ağlaması onun  öfkesine engel olmuyor. Aksine daha çok öfkesini kontrol edemeyen bir hale bürünüyor. Abisinin erken yaştaki kaybından ötürü annesinin Barış’a karşı -Barış’ın ifadesiyle- ‘boğucu,yorucu’ bir sevgi ilişkisine dönüşen bir anne-oğul ilişkisinin varlığı mevcut.

    Bu çiftimizin bir de sevimli bir oğlu var: Can. Her çocuk gibi anne-babasının boşanmasını istemeyen, tekrar bir araya gelsinler umuduyla yanıp tutuşan bir çocuk… Yine dikkatimi çeken ve aslında güzel bir örnek olduğunu düşündüğüm bir sahneden söz etmek istiyorum. İlk bölümde çiftimizin köpeği tam da Barış ve Deniz Joe’nun yani köpeklerinin kimde kalacağını hararetli bir şekilde tartışırken Joe açık kalan camdan kaçıyor ve kayboluyor. O sırada evde tartışmalarına tanık olan biri daha var; Can. Sonradan öğreniyoruz ki camı açık bırakıp kaçmasına sebep olan Can’mış. Çünkü Joe giderse anne ve babasının barışacağını düşünüyor. Çocuklar bazen bu örnekte olduğu gibi anne-babasının arasındaki iletişimsizliği tek bir sebebe bağlayabiliyorlar. Hatta bu bazen kendileri oluyor. Yani kendilerini anne babalarının tartışmalarının sebebi olarak görebiliyorlar. Burada önemli olan ebeveyn olarak çocuklarına tartışmalarının sebebinin onlardan kaynaklı olmadığını açık bir dille aktarmak gerekiyor. Yoksa çocuklar kafalarında çok farklı senaryolar üretebiliyor.

    SONUÇ…

    Aile içi dinamiklerinin de etkisiyle farklı açılardan ama ikisinin de yaralı olduğunu hissedebiliyoruz. İlk etapta bu yaralı iki kişi birbirine iyi gelirken bir süre sonra kendi içlerine dönüp hiç bakmadıkları için yani o yaraları iyileştirmedikleri için ilişkilerine de yansıtarak giderek birbirlerine zarar veren toksik bir ilişkiye dönüşümün hikayesi. Aslında günümüzde çoğu ilişki dinamiklerinde gördüğümüz benzer bir tabloyla karşı karşıyayız. Anne babamızla kurmuş olduğumuz ilişki, anne-babamızın birbiriyle ilişkisi, güvenli bir ortam, sevgi, şefkat yokluğunda büyümüş olmanın izi fazla kalır. Ve bir şekilde bu yarayı iyileştirmek için kendimize fırsat vermezsek kaşıyıp kaşıyıp kanatmaya devam ederiz. Yani aynı acıları tekrar tekrar kendimize yaşatırız.

    Deniz’in ilk bölümde sahilde söylemiş olduğu şu cümle aslında basit gibi dururken içinde ne çok anlam taşıyor diye düşünmeden edemedim… Bence dizideki olay örgüsünü tek bir cümleyle özetlemek gerekirse tam olarak bu olur diye düşünüyorum.  “Bütün boktanlıklarımızın sebebinin ailemizin boktanlıklarından olması ne kadar boktan di mi?”

    Aslında birbirine sevgi bağıyla bağlı bir çiftin geçmiş travmaların etkisiyle ve gerek anne-babamızın ilişkisi gerek anne ve babamızla kurmuş olduğumuz ilişki dinamiğinin yetişkinlikteki romantik ilişkilerimize etkisini aktaran anlamlı bir dizi olduğunu düşünüyorum. İleriki bölümleri de izlemek için sabırsızlanıyorum.

    Bireysel Danışmanlık, Çift Danışmanlığı ile alakalı paylaşımlarımı instagram hesabımdan ulaşabilirsiniz.

    Gaziosmanpaşa, Küçükköy, Eyüp ve çevresinde danışmanlık hizmeti almak için benimle iletişime geçebilirsiniz.

    8 ay ago · · 0 comments

    Partneriniz Narsist mi?

    Partneriniz Narsist mi?

    Narsist biriyle mi berabersiniz?

    “Yunan mitolojisine göre dünya üzerinde yaşayan birçok Tanrıdan biri olan Narkissos bir gün bir nehir kenarına gelir. Su içmek için eğildiğinde suda kendi yansımasını görür ve daha önce farkında olmadığı güzelliği karşısında kendine aşık olur. ” Narsist Kişilik… 

    1 sene ago · · 0 comments

    Romantik İlişkilerde Bağlanma Korkusu

    İlişkilerde Bağlanma Korkusu…

     

    Bağlanmaktan korkmak sıkça görülen bir durumdur. Bazı kişiler reddedilme ya da terkedilmeye o kadar duyarlıdır ki ilişkilerde bağlanma korkusu nedeniyle en küçük yakınlaşmalara bile izin vermezler. Bu kişiler ya partner edinemez ya da çok sık partner değiştirirler. Uzun süreli ilişki kuramayan, günübirlik ilişkiler yaşayan, ilişkilerini sadece cinsellik üzerine temellendiren kişiler tam olarak bağlanmaktan korkan ve kaçan kişilerdir. Bu tarz kişiler hayatlarında duygusal ilişkiye izin vermezler, aşık olmaktan uzak dururlar; çünkü duygusal yakınlık onları korkutur. Bunun en önemli nedeni bağlanma sorunları yaşamaları yani bağlanamamalarıdır.