Randevu Planla

    Çift ve Aile Danışmanlığı, Bireysel Danışmanlık, Cinsel Danışmanlık, Nöropsikolojik Değerlendirme ve diğer psikolojik danışmanlık randevularınız için dilediğiniz zaman arayabilirsiniz.

    İstanbul Uzman Psikolog Bilgilendirme Telefonu:
    0551 186 42 41

    E-Mail:
    [email protected]

    3 ay ago · · 0 comments

    Daha İdeal Bir İlişki İçin- Gazete Röportajı

    DAHA İDEAL BİR İLİŞKİ İÇİN…

    İnsanın kendini güvende, değerli, anlaşılmış hissettiği ve bir o kadar da bağımsızlığını yaşayabildiği ilişkilere ihtiyacı var.

    İlişkide mutluluğu artırmanın yolları nelerdir? İdeal bir ilişki nasıl olmalı? İnsanlar bir yandan tekrar tekrar hayatının aşkını ararken bir yandan da boşanmalar, sadakatsizlikler, etrafımızı kapladı. Bir yandan ilişki yaşama arzusu duyarken bir yandan da bütün deneyimlerine rağmen nasıl oluyor da bu kadar çok başarısız oluyoruz ilişkilerimizde?

    Uzman Psikolog Özge Akçay ile ilişkiler üzerine değerlendirmelerde bulunduk…

    “İki kalp arasında en kısa yol:

    Birbirine uzanmış ve zaman zaman

    Ancak parmak uçlarıyla değebilen iki kol.”

    Cemal Süreya

    Merhaba Özge hanım. Öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

    Lisansımı İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü‘nde; yüksek lisansımı da İstanbul Ticaret Üniversitesi‘nde tamamladım. Bu süre içerisinde birçok sertifika programına katıldım, test eğitimleri aldım.  Yetişkinlere yönelik psikoterapi eğitimi ve süpervizyon ile cinsel terapi uygulama çalışmaları eğitimi aldım. Aynı zamanda nöropsikolojik alanda nörolojik testler bataryasını uyguluyorum. İstanbul’da kurucusu olduğum danışmanlık merkezinde şu an aktif olarak çalışmalarıma devam etmekteyim.

    Peki, ideal ilişkiden önce aşktan bahsedelim, aşkın işaretleri var mıdır?

    Kendi olarak, sana gelen

    sana gereksinimi olmadan, seni isteyen

    sensiz de olabilecekken, senin ile olmayı seçen

    kendi olmasını, seninle olmaya bağlayan

    O, işte…

    Aşk diyince aklıma  Oruç Aruoba’dan aldığım bu alıntı geliyor. Yakın bir zamanda müdavimi olduğum ve maalesef ki geç tanıştığım bir yazar kendisi benim için.

    Bir kitapta okumuştum. Aşkın işaretlerinden şöyle bahsediyordu. Aşığın durmadan sevdiği kişiye bakması ve sevilenin söylediklerini ne anlatırsa anlatsın pür dikkat dinlemesidir. Söyledikleri inanılmaz da olsa onaylanmasıdır. Sevgilinin olduğu yere gitmekte acele etmektir. Biraraya gelindiğinde yanında oturmaya çalışmaktır.

    Prof. Dr. Mehmet Zihni Süngür hocam da aşkı bir görme kusuru olarak tanımlar. Ne görmek istersek onu görürüz. Âşık olma dönemi tam olarak hayal ettiğimiz ile gerçekte olan arasındaki farkı fark edene kadar geçen zamandır. Genelde bu kusurun tedavisi de evliliktir diye ekler açıklamasına. Çünkü evlilik ile görmek istediğimizi değil; gerçekte olanı görmeye başlarız.

     

    Peki ilişkiyi tanımlarken “bir elmanın iki yarısı” gibi bir söylem var. Bu bakış açısı hakkında ne düşünüyorsunuz? Aşk dediğimiz şey gerçekten bizi tamamlayanı mı bulmaktır?

    “Bir elmanın yarısı biri sensin biri ben…” misali şarkısı da var malum. Ama ideal bir ilişki bizi tamamlayan biri değildir. Çok sevdiğim bir söz var; “İki yarım insan bir ilişkiyi yürütemez. Çünkü ilişkiyi yürütmek için bütünleşmiş iki ayrı yetişkin gerekir.”

    “Hani derler ya ben sensiz yaşayamam diye,

    İşte ben onlardan değilim,

    Ben sensiz de yaşarım;

    Ama seninle bir başka yaşarım.”  Diye Nazım Hikmet özetlemiş aslında durumu…

    Erich Fromm’un Sevme Sanatı kitabından daha iyi ifade edebilirim kendimi. Olgun olmayan sevgi; “ Sana ihtiyacım olduğu için seni seviyorum.” der. Olgun sevgi ise “Seni sevdiğim için sana ihtiyacım var.” diyor.

    Bir elmanın iki yarısı değil; herbirimiz ayrı bir elmalarız. Kokumuz, rengimiz, biçimimiz.Yani bir çiftin birliği; birbiri içinde erime olarak değil de farklılıkların birleşmesi olarak görebiliriz. “Ben” ve “Sen” yeni bir “Biz” var eder. Aşk keşfetmektir; keşfetmeye gönüllü olmaktır.

    İdeal bir ilişki nasıl olmalı size göre? Bize ideal ilişkinin özelliklerini anlatabilir misiniz?

    Birçoğumuz sorunlardan arınmış, kusursuz, harika bir ilişki hayal eder. Oysa en mükemmel ilişkilerde bile zaman zaman sorunlar yaşanır. Burada önemli olan çiftlerin “problemleri çözme becerileri”. Bir sorun çıktığında sorundan dolayı birbirlerini karşılarına değil de sorunu karşılarına almayı başaran çiftler çözüme daha yakın olabiliyorlar.

    Çoğu kişinin düştüğü temel hatalardan biri de karşısındaki kişiyi sevmesi,ona çok değer vermesine rağmen bunu ifade etmiyor olması. İlişkiyi koruyan en önemli şey olumlu hislerin ifade edilmesi. Özellikle erkekler olumlu hislerini söylemek konusunda daha eksik kalıyor kadınlara göre; bu da kadınlarda sevilmediğine yönelik kaygıların artmasına sebep olabiliyor.

    İdeal bir ilişkide farklılıklar tehdit değil; zenginlik olarak yorumlanır. Talep etmek, ilişkiden beklentileri netleştirip karşı tarafa söylemek bencillik değil özgürlüktür. Çoğu kişide “Ben söylemem, sen anla.” yanılgısı var.  Oysaki konuşmadan ihtiyaçlarımızın fark edildiği tek dönem ve ilişki; yaşamın ilk yıllarında anne ve bebek arasında kurulur. Yetişkin sağlıklı bir ilişkinin temeli açık bir iletişime dayanır. İlişkiye dair beklentilerinizi söylemeden onun sizi anlamasını beklemeyin.  Ama talep ettiğiniz şeyi veya beklentinizi yerine getirmiyor diye partnerinizi zorlamak yerine onu bu şekilde kabul edebilir miyim diye düşünmek de gerekiyor. Karşınızdaki kişiyi değiştirmeye çalışıyorsanız zaten onu olduğu gibi sevmiyorsunuz demektir. Huzurlu ve mutlu bir ilişki yaşamak buna bağlı.

     

    İnsanın bağımsızlığını yaşayabildiği ilişkilere ihtiyacı var derken bu nasıl mümkün olacak?

    İlişkide önemli unsurlardan biri de karşımızdakine alan tanımaktır. Halil Cibran’ın “Evlilik” şiiri çok güzel anlatır bunu.

    Ama bırakın da bunca beraberliğin arasında biraz boşluklar olsun,
    Ve Tanrısal alemin rüzgarları esip dolanabilsin aranızda,
    …Şarkı söyleyin, dans edin, eğlenin birlikte, ama birbirinizin yalnız olmasına izin verin,

    Nasıl lavtadan dağılan müzik aynıysa, nağmeleri çıkaran teller ayrı olsa da,

    Yan yana olun, ama fazla sokulmadan,

    Çünkü tapınağı taşıyan sütunlar da ayrıdır,

    Çünkü bir selvi ile bir meşe, yetişmez birbirinin gölgesinde…

    Peki bazen çiftler arasında ilişkide baskın olma hırsı yaşanıyor. Bununla alakalı düşünceleriniz nedir?

    Alper Hasanoğlu’nun Aşkın Halleri kitabında ilişkide baskın olmak ve boyun eğmekle alakalı “tahterevalli” metaforunu çok sevmiştim. Tahteravalli, ancak hareket halindeysek yani inip çıkıyorsak keyif verir. Eğer ağırlıklar arasında bir dengesizlik olursa yani biri hep yukarda diğeri hep aşağıda olursa oyun biter. Bir ilişkide de her iki taraf zaman zaman karşı tarafı etkileyebildiği hissine kapılmak ister. Bunun olabilmesi için de her iki taraf karşısındakini dinleyebilme, kendi istek ve arzularından zaman zaman feragat edebilmesi gerekmektedir.

    İlişkideki mutluluk vermek ve almak arasındaki dengenin kurulmasına bağlıdır bir anlamda.

    Peki sevgiye, aşka dair son sözlerinizi alabilir miyiz?

    Son olarak yine Prof. Dr. Mehmet Zihni Süngür hocamın çok sevdiğim sözünü söylemek istiyorum o halde…

    “Öyle bir sevin ki sevilen de sevmeyi sizden öğrensin.”

    Şimdi ilişkinize bir de bu gözle bakın…

    Bir de sizden kitap önerisi alabilir miyiz?

    Erich Froom-Sevme Sanatı

    Alper Hasanoğlu- Aşkın Halleri

    Wilhelm Schmid- Aşk Neden Bu Kadar Zordur ve Yine de Nasıl Mümkün Olur?

    https://www.oncevatan.com.tr/daha-ideal-bir-iliski-icin-makale,53474.html

    .
    .

    Uzm. Psk. Özge Akçay .
    🦋 Persona Psikolojik Danışmanlık Merkezi –

    ☎️0551 186 42 41

    🏠Merkez Mahallesi, Cumhuriyet Meydanı, No:8 Kat:1 Gaziosmanpaşa/ Istanbul .

    Bireysel Danışmanlık, Çift Danışmanlığı ile alakalı paylaşımlarımı instagram hesabımdan ulaşabilirsiniz.

    Gaziosmanpaşa, Küçükköy, Eyüp ve çevresinde danışmanlık hizmeti almak için benimle iletişime geçebilirsiniz.

     

     

    8 ay ago · · 0 comments

    Love Bombing-İlişkide Duygusal İstismar

    Love Bombing

    6 Signs You've Been a Victim of Love Bombing - Back to Love Doc

    İlişkilerde sık karşılaştığımız bir manipülasyon yöntemi: Love bombing- Aşk Bombardımanı

    Love Bombing isminin güzelliğine aldanmayın. İş icraata geldiği zaman ciddi olarak insanlara duygusal zarar verebiliyor.

    “Masal gibiydi; ama ne olduğunu anlamadan bitti…”

    Başını döndürecek kadar hızlı bir şekilde hayatının her hücresine sığıyor ve adeta büyülüyor seni. Hani bir ilişkinin başında bulutların üstündeymiş gibi hisseder bunun harika bir ilişki olduğuna ve ileride her şeyin mükemmel olacağına inanır daha sonra da ani bir şekilde yere çakılırsınız ya işte Love Bombing tam olarak bunu ifade ediyor. Love bombing uygulayan kişi; kontrolü ele geçirmek ve karşı tarafın davranışlarını yönlendirmek amacıyla bu şekilde davranır. Bunu gidip planlamaz; geçmiş aile yaşantısına bağlı olarak ‘sevme’ biçimi böyledir onun.

    Peki “Love bombing” işaretleri neler?

    Aşk bombardımanı uygulayan bir insan hayatına girdiği zaman çok hızlı bir sürede yani aslında tanışmanızdan çok kısa bir süre sonra

    • Durmadan mesajlar atar. Sabah günaydın mesajları, akşam iyi geceler, gün içerisinde aramalar sormalar çok fazla olur.
    • Arama ve like yağmurunda bulunur.
    • Hediyeler alır. Hatta birbirinizi yeni tanıma aşamasında olduğunuz zamanlarda dahi pahalı hediyelerle gelebilir.
    • Sonu gelmeyen iltifatlar eder. Hatta bunu başkalarının yanında da yapar. Diyelim ki arkadaşlarınızla birliktesiniz. Bir anda “ Şu güzelliğe bak; bunu sevmeyeyim de kimi seveyim?” gibi sözler söyler.
    • Aşırı korumacı bir yapıda olur; sizi merak eder.
    • Mutluluk vaatlerinde bulunur. Geleceğe yönelik planlar yapar.
    • Sizi tanıyalı kısa bir süre olmasına rağmen hayatının aşkını bulduğunu dile getirir.

    Yani kısaca sizi dünyanın en güzel insanı olarak hissetmeniz için ne yapılması gerekiyorsa yapar. Onunla birlikteyken müthiş tatmin olursunuz; çünkü size çok güzel vakit geçirtiyor; adeta bir prenses-prens gibi davranıyor; aslında sizi gittikçe daha çok manipüle ediyor.

    Aşk bombardımanı…

    Aşk bombardımanı yapan insanlar aslında sizin duymak istediklerinizi söyleme eğiliminde olurlar. Sizi ruh ikizi olduğunuz konusunda ikna etmeye çalışır. Karşısındaki kişinin neyi duyduğunda ona iyi geleceğini analiz eder ve onu söyler. “Bu iş yerin seni hak etmiyor, sen onlara fazlasın; Hayatına giren insanlar sana haksızlık etmiş, sen en güzellerine layıksın…” gibi.  Böyle şeyleri duydukça gevşer, rahatlarsın giderek ilişkiye bağımlı hale gelmeye başlarsın… Geçmişteki hayal kırıklıklarınızı düşünürsünüz; ve dersiniz ki demek ki o yaşadıklarımın bir sebebi varmış, bugünü bekliyormuşum, hayal ettiğim ilişkiye kavuştum… Ama burda dikkat edilmesi gereken konu bu sözler, vaatler, iltifatlar ilişkinin en başında belki de 1 haftalık, 3 haftalık süre içerisinde olan şeyler… Geçmişteki yaralarla birlikte bu tuzağa düşmeye daha çok meyilli olabiliyorsun.

    Bu sevgiye, ilgiye alıştıkça ve artık gerçekten tuzağa düştüğünüzü fark eden –love bombing- uygulayan kişi giderek sizi önemsememeye, sabah günaydın mesajları atmamaya, gün içerisinde aramamaya hatta mesajlarınıza cevap vermemeye başlar. Yani yine –birand- bu sefer önemsenmeme değersiz görülme ve küçük düşürülmeye maruz kalıyorsunuz. Sizden istediğini aldığı için kendini geri çekmeye başlar; hatta terk eder.

    “Her şey çok güzel başlamıştı, bir anda bitti” dediğimiz durum aslında. Kendinizde hata aramaya başlarsınız. Nerede yanlış yapmış olabileceğinizi düşünüyor olacaksınız belki de.  Giderken size sizi artık sevmediğini, bir şeylerin iyi gitmediğini, eskisi gibi hissetmediğini söyleyecek. Bulutlar üzerinden yere çakılma tam olarak…

    Romantizmle love bombing ‘i nasıl ayırt edeceğiz?

    Romantizm ilişkinin ilk 1 ayında da ilgi gösterir, 6. Ayında da ilgi gösterir. Ama love bombing yapan bir insan bir ayda ilgi gösterir üç ayda size resmen bağımlı gibi davranır ve istediği şeyleri yapmadığınız zaman ilgisini çekerek, uzaklaşarak, ortadan kaybolarak sizi cezalandırır.

    Dikkat edilmesi gereken bir nokta da şu ki hızlı gelişen şeylere karşı temkinli olmak gerekir. 1 haftada- 2 haftada size hayatının merkezindeymişsiniz gibi davranıyor, abartılı söz ve davranışlarda bulunuyorsa bu ne kadar gerçekçi olabilir ki? Sizi ne kadar tanıyor ki bu kadar yoğun hisler içerisinde…?  Hızlı olduğu anda şüphelenmek bizim en önemli uyarı işaretlerimizden. Burada korunmanın ana unsuru yavaşlamak. Onun aşırı davranışlarına karşı sınır koymak gerekir. Belki karşınızdaki kişi farkında olmadan da böyle davranıyor olabilir. Ama siz ona sınır koymayıp yavaşlamaz ve onun davranışlarına siz de aynı şekilde yanıt verirseniz sizin için duygusal açıdan yıkıcı sonuçlar yaratabilir.

    Son olarak şunu belirtmeliyim ki;

    Seni aniden seven ve aniden çok nefret eden insanlara karşı temkinli olmanızı öneririm. Çünkü hem yoğun sevginin hem de ani nefretin seninle ilgisi çok azdır.

    Bireysel Danışmanlık, Çift Danışmanlığı ile alakalı paylaşımlarımı instagram hesabımdan ulaşabilirsiniz.

    Gaziosmanpaşa, Küçükköy, Eyüp ve çevresinde danışmanlık hizmeti almak için benimle iletişime geçebilirsiniz.

     

    8 ay ago · · 0 comments

    Partner Seçimimizi Neye Göre Yaparız?

    Partner Seçimimizi Neye Göre Yaparız?

    Partner seçimlerimizi gerçekten bilinçli bir farkındalıkla mı yapıyoruz? Partnerlerimiz veya flörtleşip  partner olmadığımız kişiler sadece bir tesadüf sonucu yollarımızın kesiştiği kişiler mi?

    Görünürde bilinçli davranış ve değerlendirmelerimiz yaptığımız seçimde etkili. Ama kimi kararlarımızın altında yatan ve ilk bakışta farkında olmadığımız nedenler olabiliyor. Partnerimize duyduğumuz çekim, yakınlık, duygularımız, ilgimiz hatta sevgimiz yalnızca rasyonel değerlendirmelere dayanmıyor. Özellikte ilişkinin başlarında görünüşte açıkça belli olmayan bazı şeyler o kişiyi bizim gözümüzde daha çekici kılabiliyor.

    Bilinçaltını Deşerek Hangi Psikolojik Güce Sahip Olduğunu Söylüyoruz! -  onedio.com

    Peki neler etkili partner seçimimizde?

     

    Bağlanma Kuramı ; İlk bakım verenlerle kurduğumuz ilişki…

     

    Bağlanma kuramına göre kişilerin çocukluk döneminde kendi ebeveynleri ile kurdukları ilişki kişilerin ilişkiye dair bakış açısının temelini oluşturur. Bize ilk bakım veren kişi ile yani genellikle annemizle kurmuş olduğumuz bağ-ilişki ile dünyayı tanır ve bu ilişki dinamiğini yetişkinlikteki romantik ilişkilerimizde de devam ettiririz. Ebeveynlerimizle ilişkilerimiz nasılsa ilişkilerimiz de buna benzer olur böyle olması gerektiğine inanırız. Dolayısıyla ebeveynimiz ile kurduğumuz ilişki dinamiklerinine benzer ilişki dinamikleri kurabileceğimiz kişileri kendimizi daha yakın hissederiz. Kısacası bağlanma örüntümüz ilişki dinamiğimizi etkiler. Örneğin kaygılı bağlanan, terk edilmekten korkan biri kaçıngan bağlanan biri ile yani ona soğuk, ilgisiz davranan biri ile birlikte olur ve ilişki sonunda gerçekten terk edilir…

     Fiziksel Yakınlık

    Fziksel olarak yakın olmak insanların birbiriyle etkileşime geçebilme ihtimalini arttırıyor.Partnerler arasında çekimin oluşabilmesi için kişilerin birbirinin algı alanında olması ya da zaman zaman algı alanına dahil olabilecek kadar yakın olması önemlidir.

     Tanıdıklık…

    Bir kişiyi tanıyor olmak, o kişi ile sadece aynı ortamda bulunmak veya sosyal medyadan takipleşmek dışında  o kişi hakkında bir yorum duymak, ortak tanıdıkların varlığını bilmek o kişiye karşı duygularımızın daha olumlu olması açısından bir zemin hazırlar.

    Benzerlik

    Zıt kutuplar birbirini çekerin aksine araştırmalar gösteriyor ki benzer özellikler gösterdiğimiz kişileri daha çekici buluyoruz. Kurduğumuz ilişkilerde ortak konuların, beğenilerin, yaşam tarzlarının olması kişilerin birbirlerine daha yakın hissetmelerine olanak sağlar.

    Aynı şekilde, aşinalığın da çekicilik için çok önemli olduğunu söyleyebiliriz. O kadar ki insanlar laboratuvar ortamında sadece milisaniyeler içerisinde gösterilen yüzlerin sahiplerini bile sevmeye daha yatkın oluyorlar.  Yine aynı şekilde aile bireylerimize benzeyen simaya sahip insanları daha çekici bulabiliyoruz.

    Bireysel Danışmanlık, Çift Danışmanlığı ile alakalı paylaşımlarımı instagram hesabımdan ulaşabilirsiniz.

    Gaziosmanpaşa, Küçükköy, Eyüp ve çevresinde danışmanlık hizmeti almak için benimle iletişime geçebilirsiniz.

    2 sene ago · · 0 comments

    Romantik İlişkilerde Bağlanma Korkusu

    İlişkilerde Bağlanma Korkusu…

     

    Bağlanmaktan korkmak sıkça görülen bir durumdur. Bazı kişiler reddedilme ya da terkedilmeye o kadar duyarlıdır ki ilişkilerde bağlanma korkusu nedeniyle en küçük yakınlaşmalara bile izin vermezler. Bu kişiler ya partner edinemez ya da çok sık partner değiştirirler. Uzun süreli ilişki kuramayan, günübirlik ilişkiler yaşayan, ilişkilerini sadece cinsellik üzerine temellendiren kişiler tam olarak bağlanmaktan korkan ve kaçan kişilerdir. Bu tarz kişiler hayatlarında duygusal ilişkiye izin vermezler, aşık olmaktan uzak dururlar; çünkü duygusal yakınlık onları korkutur. Bunun en önemli nedeni bağlanma sorunları yaşamaları yani bağlanamamalarıdır.