Randevu Planla

    Çift ve Aile Danışmanlığı, Bireysel Danışmanlık, Cinsel Danışmanlık, Nöropsikolojik Değerlendirme ve diğer psikolojik danışmanlık randevularınız için dilediğiniz zaman arayabilirsiniz.

    İstanbul Uzman Psikolog Bilgilendirme Telefonu:
    0551 186 42 41

    E-Mail:
    [email protected]

    ONAYLANMA İHTİYACI

    5 ay ago · · 0 comments

    ONAYLANMA İHTİYACI

    İLİŞKİLERDEKİ GİZLİ GÜÇ

     

    Onaylanma ihtiyacı başkaları tarafından hoşlanılıp onaylanmaya duyulan bir ihtiyaçtır. Hepimiz hayatımızda onaylanmak ve fark edilmek isteriz. Yapıp ettiklerimizin beğenilmesini, takdir edilmesini arzularız. Ancak kimilerimizde bu ihtiyaç o kadar yoğundur ki kişi kendi istek ve arzularını unutur hale gelip sadece diğerleri için bir şeyler yapmaya başlar. Bu kimilerimiz için anne-baba onayını almak, kimileri için de etrafındaki herkesin onayını almayı arzulamak gibi olabilir.

    Onay almak o kişi için var olduğunun, yaşadığının, fark edildiğinin ve önemsendiğinin kanıtı niteliğindedir. Yani kişi kendi değerini insanların onaylarına, fikirlerine göre belirleyip buna tamamen uyumlanarak hareket eder. Onaylanmadığı durumlarda ise zihinde başarısızlık, beğenilmeme, değersizliklik gibi duygular oluşur. Ya da küsme, pasif-agresif davranışlar, öfke, saldırgan davranışlar da sergileyebilir.

    Onaylanma İhtiyacı

    Onaylanma İhtiyacı

    Onaylanma İhtiyacı Neden Olur?

    “İnsanların onay vermesini önemserseniz, onların mahkumu olursunuz. İşinizi yapın ve geri çekilin.Dinginliğe giden yegane yol budur.”

    Lao Tzu

    Duygusal İhmalin Onaylanma İhtiyacına Etkisi:

    Hepimiz büyüdüğümüz evde anne babamız ve önemli diğer bakıcılarımız tarafından sevilmeyi, takdir edilmeyi, şefkat görmeyi, yapıp ettiklerimizin fark edilmesini bekleriz. Bizim için önemli diğerlerinden gelen övgüler, aferinler benlik saygımızı güçlendirir; özgüvenli olmamızı sağlar.

    Ancak “Bu davranışı bir daha yaparsan seni sevmem, senle oynamam, seni bir daha parka götürmem…” gibi sevilmemek veya terk edilmekle tehdit etmek ya da istemediği bir davranış sonrası anne-babanın surat asması çocukta kaygıya sebep olabilir. Anne ve babasının sevgisini kaybetmekten korkan çocuk da onların istediği gibi davranmaya başlar. Özetle çocukluk döneminde baskıcı ve eleştirel bir aile ortamına maruz kalmak kişide onaylanma ihtiyacını daha yoğun hissetmesine sebep olabilir. Ve bu durumda en doğru strateji onların suyuna giderek bizi sevmelerini sağlamak olur.

    Mükemmelliyetçi ve Doyumsuz İnsanların Onaylanma İhtiyacı

    Olumsuza odaklı ve onay görme hususunda hassas olan mükemmelliyetçiler ile doyumsuz kişiler  diğerlerinin kendileri hakkındaki fikirlerine çok duyarlıdır. Kendilerini ne yaparsa yapsın yeterli göremeyen mükemmelliyetçi kişilik özelliğine sahip insanlar için beğenilmek, takdir edilmek çok önemlidir. Ve etrafındaki insanlardan yapıp ettiklerinin onaylandığını bilmek isterler. Ebeveynleri tarafından sürekli ödülle büyütülen bir kişinin de doyumsuz kişilik özelliği göstermesi çok olasıdır. Bu kişiler de yine her yapıp ettiğinin tıpkı çocukluktaki gibi görülüp ödüllendirilmesine çok fazla ihtiyaç duyar.

    İlişkilerde Onaylanma İhtiyacı

    Onaylanmaya yönelik aşırı hassas olan kişiler arkadaşları veya partneri tarafından onay alamama halinde büyük bir kırılganlık yaşayıp çatışmaya girebilir.  Sıklıkla karşı tarafın onları onayladığına yönelik telkinlerine ihtiyaç duyar.

    Bazen de onaylanmama, beğenilmeme, reddedilme korkusuyla sorumluluk alıp kendi fikrini söylemez, isteklerini dile getiremez ya da karar alamaz. Bu da bir noktada hep karşı tarafın istediklerini yapmaya dönüşen bir ilişkiye dönüşür; ve kişi kendisini yine önemsenmediğini hissettiği bir ilişkide bulur. İçtenlik ve samimiyetten uzak bir ilişki kurulmuş olur.

    Onaylanmaya aşırı ihtiyaç duyan kişilere neden bu kadar sevilmek ve onaylanmak istediklerini sorsak “Hepimiz sevilmek ve onaylanmak istemez miyiz?” diye yanıt verir. Tabii ki hepimiz hayatımızda bunu ararız; ancak normalde kişi haz duyduğu için sevilmek ve onaylanmak isterken onaylanmaya aşırı muhtaç bir kişinin ana kaynağı sevgi değil, korkudur. Aslında bütün o uyumlu davranışları, fedakarlıkları, kendini öne koyamamaları korkudan kaynaklanır.. Yalnız kalma korkusundan..

    Sonuç..

    Onaylanma İhtiyacını Güçlendiren Sağlıklı İlişkiler:

    Onay arama ihtiyacı hisseden kişiler tam da bu yaralarını kanatacak eleştirel, mükemmelliyetçi, kendilerini beğenmeyen insanlara daha fazla çekilir, yakınlık kurabilir. Burayı fark edip sizi daha az yargılayacak, şefkatli, destekleyici kişilere hayatınızda daha çok yer açabilirsiniz. Sizi yoran kişiler ile ise etkileşimi tamamen kesebilir veya hayatınızda daha az yer ayırabilirsiniz.

    Onaylanma İhtiyacını Karşılamak İçin Bilinçli Adımlar

    Onaylanma İhtiyacı

    Onay alma ihtiyacımızı azaltabilmek için ilk olarak bu ihtiyacımızın hayatımızdaki anlamını bulup anlamamız gerekir. Onaylanmadığımızda, reddedildiğimizde ne oluyor? Kendimizi sevilmeyen ve değersiz biri olarak mı görüyoruz? Sevilmek ve değerli olmak adına her zaman karşımızdaki kişileri memnun etmek zorunda mıyız? Her yapıp ettiğim birileri tarafından kabul görmek zorunda mı? Görülmüyorsa da bu yanlış bir şey yapıyorum anlamına mı geliyor? İlk bu soruları cevaplayacağım, kendi ihtiyaçlarımı göreceğim, bunları içselleştirip sindireceğim ki sonrasında kendi isteklerimin peşinden gitmeye hazır olayım. Kendi anlamlarımı bulup kabul gördüğüm ilişkiler inşa ederek sevildiğime de böyle emin olacağım…

    Psikolojik Danışmanlığın İlişkideki Rolü ve Önemi

    Onaylanma ihtiyacını sosyal ilişkilerinde kişi nasıl yaşıyorsa seans odasında psikoloğuyla da yaşıyor olabilir. Psikoloğunun onaylayacağı şekilde davranışlarda bulunmaya çalışma, psikoloğunu mutlu etmek için hızlı bir şekilde ‘iyileşmiş’ gibi davranma gibi…

    Ancak seanslar ilerledikçe kişi şunu fark eder:  Onaylanıp kabul görebilmek için kendi istek ve arzularını ikinci plana atmak, kendi olamamak daha çok mutsuzluğa sebep olmakta.. Aslında ‘kendimiz’  olarak var olduğumuzda da bizi sevip kabul eden insanlar elbet vardır ve olacaktır…

    Korku içimize işlemiş, kendimizden vazgeçmiş, hayatlarımızı başkalarının isteklerine göre yaşamayı öğrenmiş olabiliriz.. Belki korkumuzu hafifletemeyiz; ancak korkumuza rağmen kendimize doğru adım atabiliriz.  Kendimizden başka neyimiz var ki…?

    Sevgiler…

    Uzm. Psk. Özge AKÇAY
    Persona Psikolojik Danışmanlık Merkezi –
    Merkez Mahallesi, Cumhuriyet Meydanı, No:8 Kat:1 Gaziosmanpaşa/ Istanbul .
    ☎0551 186 42 41

     

    Bireysel Danışmanlık, Çift Danışmanlığı ile alakalı paylaşımlarımı instagram hesabımdan ulaşabilirsiniz.

    Gaziosmanpaşa, Küçükköy, Eyüp ve çevresinde danışmanlık hizmeti almak için benimle iletişime geçebilirsiniz.