Randevu Planla

    Çift ve Aile Danışmanlığı, Bireysel Danışmanlık, Cinsel Danışmanlık, Nöropsikolojik Değerlendirme ve diğer psikolojik danışmanlık randevularınız için dilediğiniz zaman arayabilirsiniz.

    İstanbul Uzman Psikolog Bilgilendirme Telefonu:
    0551 186 42 41

    E-Mail:
    [email protected]

    ONAYLANMA İHTİYACI

    7 ay ago · · 0 comments

    ONAYLANMA İHTİYACI

    İLİŞKİLERDEKİ GİZLİ GÜÇ

     

    Onaylanma ihtiyacı başkaları tarafından hoşlanılıp onaylanmaya duyulan bir ihtiyaçtır. Hepimiz hayatımızda onaylanmak ve fark edilmek isteriz. Yapıp ettiklerimizin beğenilmesini, takdir edilmesini arzularız. Ancak kimilerimizde bu ihtiyaç o kadar yoğundur ki kişi kendi istek ve arzularını unutur hale gelip sadece diğerleri için bir şeyler yapmaya başlar. Bu kimilerimiz için anne-baba onayını almak, kimileri için de etrafındaki herkesin onayını almayı arzulamak gibi olabilir.

    Onay almak o kişi için var olduğunun, yaşadığının, fark edildiğinin ve önemsendiğinin kanıtı niteliğindedir. Yani kişi kendi değerini insanların onaylarına, fikirlerine göre belirleyip buna tamamen uyumlanarak hareket eder. Onaylanmadığı durumlarda ise zihinde başarısızlık, beğenilmeme, değersizliklik gibi duygular oluşur. Ya da küsme, pasif-agresif davranışlar, öfke, saldırgan davranışlar da sergileyebilir.

    Onaylanma İhtiyacı

    Onaylanma İhtiyacı

    Onaylanma İhtiyacı Neden Olur?

    “İnsanların onay vermesini önemserseniz, onların mahkumu olursunuz. İşinizi yapın ve geri çekilin.Dinginliğe giden yegane yol budur.”

    Lao Tzu

    Duygusal İhmalin Onaylanma İhtiyacına Etkisi:

    Hepimiz büyüdüğümüz evde anne babamız ve önemli diğer bakıcılarımız tarafından sevilmeyi, takdir edilmeyi, şefkat görmeyi, yapıp ettiklerimizin fark edilmesini bekleriz. Bizim için önemli diğerlerinden gelen övgüler, aferinler benlik saygımızı güçlendirir; özgüvenli olmamızı sağlar.

    Ancak “Bu davranışı bir daha yaparsan seni sevmem, senle oynamam, seni bir daha parka götürmem…” gibi sevilmemek veya terk edilmekle tehdit etmek ya da istemediği bir davranış sonrası anne-babanın surat asması çocukta kaygıya sebep olabilir. Anne ve babasının sevgisini kaybetmekten korkan çocuk da onların istediği gibi davranmaya başlar. Özetle çocukluk döneminde baskıcı ve eleştirel bir aile ortamına maruz kalmak kişide onaylanma ihtiyacını daha yoğun hissetmesine sebep olabilir. Ve bu durumda en doğru strateji onların suyuna giderek bizi sevmelerini sağlamak olur.

    Mükemmelliyetçi ve Doyumsuz İnsanların Onaylanma İhtiyacı

    Olumsuza odaklı ve onay görme hususunda hassas olan mükemmelliyetçiler ile doyumsuz kişiler  diğerlerinin kendileri hakkındaki fikirlerine çok duyarlıdır. Kendilerini ne yaparsa yapsın yeterli göremeyen mükemmelliyetçi kişilik özelliğine sahip insanlar için beğenilmek, takdir edilmek çok önemlidir. Ve etrafındaki insanlardan yapıp ettiklerinin onaylandığını bilmek isterler. Ebeveynleri tarafından sürekli ödülle büyütülen bir kişinin de doyumsuz kişilik özelliği göstermesi çok olasıdır. Bu kişiler de yine her yapıp ettiğinin tıpkı çocukluktaki gibi görülüp ödüllendirilmesine çok fazla ihtiyaç duyar.

    İlişkilerde Onaylanma İhtiyacı

    Onaylanmaya yönelik aşırı hassas olan kişiler arkadaşları veya partneri tarafından onay alamama halinde büyük bir kırılganlık yaşayıp çatışmaya girebilir.  Sıklıkla karşı tarafın onları onayladığına yönelik telkinlerine ihtiyaç duyar.

    Bazen de onaylanmama, beğenilmeme, reddedilme korkusuyla sorumluluk alıp kendi fikrini söylemez, isteklerini dile getiremez ya da karar alamaz. Bu da bir noktada hep karşı tarafın istediklerini yapmaya dönüşen bir ilişkiye dönüşür; ve kişi kendisini yine önemsenmediğini hissettiği bir ilişkide bulur. İçtenlik ve samimiyetten uzak bir ilişki kurulmuş olur.

    Onaylanmaya aşırı ihtiyaç duyan kişilere neden bu kadar sevilmek ve onaylanmak istediklerini sorsak “Hepimiz sevilmek ve onaylanmak istemez miyiz?” diye yanıt verir. Tabii ki hepimiz hayatımızda bunu ararız; ancak normalde kişi haz duyduğu için sevilmek ve onaylanmak isterken onaylanmaya aşırı muhtaç bir kişinin ana kaynağı sevgi değil, korkudur. Aslında bütün o uyumlu davranışları, fedakarlıkları, kendini öne koyamamaları korkudan kaynaklanır.. Yalnız kalma korkusundan..

    Sonuç..

    Onaylanma İhtiyacını Güçlendiren Sağlıklı İlişkiler:

    Onay arama ihtiyacı hisseden kişiler tam da bu yaralarını kanatacak eleştirel, mükemmelliyetçi, kendilerini beğenmeyen insanlara daha fazla çekilir, yakınlık kurabilir. Burayı fark edip sizi daha az yargılayacak, şefkatli, destekleyici kişilere hayatınızda daha çok yer açabilirsiniz. Sizi yoran kişiler ile ise etkileşimi tamamen kesebilir veya hayatınızda daha az yer ayırabilirsiniz.

    Onaylanma İhtiyacını Karşılamak İçin Bilinçli Adımlar

    Onaylanma İhtiyacı

    Onay alma ihtiyacımızı azaltabilmek için ilk olarak bu ihtiyacımızın hayatımızdaki anlamını bulup anlamamız gerekir. Onaylanmadığımızda, reddedildiğimizde ne oluyor? Kendimizi sevilmeyen ve değersiz biri olarak mı görüyoruz? Sevilmek ve değerli olmak adına her zaman karşımızdaki kişileri memnun etmek zorunda mıyız? Her yapıp ettiğim birileri tarafından kabul görmek zorunda mı? Görülmüyorsa da bu yanlış bir şey yapıyorum anlamına mı geliyor? İlk bu soruları cevaplayacağım, kendi ihtiyaçlarımı göreceğim, bunları içselleştirip sindireceğim ki sonrasında kendi isteklerimin peşinden gitmeye hazır olayım. Kendi anlamlarımı bulup kabul gördüğüm ilişkiler inşa ederek sevildiğime de böyle emin olacağım…

    Psikolojik Danışmanlığın İlişkideki Rolü ve Önemi

    Onaylanma ihtiyacını sosyal ilişkilerinde kişi nasıl yaşıyorsa seans odasında psikoloğuyla da yaşıyor olabilir. Psikoloğunun onaylayacağı şekilde davranışlarda bulunmaya çalışma, psikoloğunu mutlu etmek için hızlı bir şekilde ‘iyileşmiş’ gibi davranma gibi…

    Ancak seanslar ilerledikçe kişi şunu fark eder:  Onaylanıp kabul görebilmek için kendi istek ve arzularını ikinci plana atmak, kendi olamamak daha çok mutsuzluğa sebep olmakta.. Aslında ‘kendimiz’  olarak var olduğumuzda da bizi sevip kabul eden insanlar elbet vardır ve olacaktır…

    Korku içimize işlemiş, kendimizden vazgeçmiş, hayatlarımızı başkalarının isteklerine göre yaşamayı öğrenmiş olabiliriz.. Belki korkumuzu hafifletemeyiz; ancak korkumuza rağmen kendimize doğru adım atabiliriz.  Kendimizden başka neyimiz var ki…?

    Sevgiler…

    Uzm. Psk. Özge AKÇAY
    Persona Psikolojik Danışmanlık Merkezi –
    Merkez Mahallesi, Cumhuriyet Meydanı, No:8 Kat:1 Gaziosmanpaşa/ Istanbul .
    ☎0551 186 42 41

     

    Bireysel Danışmanlık, Çift Danışmanlığı ile alakalı paylaşımlarımı instagram hesabımdan ulaşabilirsiniz.

    Gaziosmanpaşa, Küçükköy, Eyüp ve çevresinde danışmanlık hizmeti almak için benimle iletişime geçebilirsiniz.

     

     

     

    DOYUMSUZ İNSAN ÖZELLİKLERİ

    7 ay ago · · 0 comments

    DOYUMSUZ İNSAN ÖZELLİKLERİ

    İLİŞKİLERDE BAŞA ÇIKMA REHBERİ

    “Karanlığın sızdığını görüyor musunuz çatlaklarımdan? Tutamıyorum içimde hayatımı.”
    Sylvia Plath

    Doyumsuzluk insanın her alanda mükemmeli araması, her detayda kusursuzluğu aramasıdır. Doyumsuz insan ya da mükemmelliyetçi insan kendisine sürekli yeni hedefler koyar; bu hedefler bazen gerçekleşmesi mümkün olmayan hedeflerdir. Ama o mükemmel olanın ulaşılır olduğuna inanan bir varsayıma dayanarak mükemmel olana ulaşmak adına duygu, düşünce, davranış olarak enerjisini buraya harcar. Bu da kişide bir baskı yaratarak verimliliğinin düşmesine ve kaçınılmaz olarak kendisini başarısız hissetmesine neden olur. Yaptığı işler hiçbir zaman onun için ‘en iyi’ olmadığı için hüsrana uğrar.

    Her başarısını göz ardı eden, hedeflerine ulaşsa bile kısa süreli bir mutluluk yaşayıp sonrasında tekrardan yetersizlik- doyumsuzluk düşüncesiyle birlikte yeni hedefler oluşturan bir döngüye kapılır. Kusursuz olanın peşinde olduğu için çabalamasının onun için bir anlamı yoktur; önemli olan onun için sonuçtur; yani başarı.. Siyah ya da beyaz gibi keskin sınırları vardır. Kişinin kendi özdeğerini performansı belirlediği için hatasız ve mükemmel olması gerektiğine inanır. Mükemmel olduklarında, hata yapmadıklarında ya da başarılı olduklarında diğerlerinin onu daha çok seveceğini veya diğerleri tarafından daha çok kabul görüleceğini düşünür.

    Doyumsuz- mükemmelliyetçi insanlar, genellikle olumsuzluklara odaklanır. “Şunu daha iyi yapmalıydım.” gibi cümlelerle kendilerini aşağılayıp azarlarlar. Standartlarını yakalayamadıkları zamanlara daha çok odaklanıp yakaladıkları zamanları ise genelde görmezden gelirler. Bu da kişide stres, deprosyon, kaygı gibi psikolojik rahatsızlıklara sebep olabilir.

    İlişkilerde Doyumsuzlukla Başa Çıkma Rehberi

    Doyumsuzluğun Kaynakları ve Nedenleri

    Erken çocukluk deneyimleri ve yetiştirilme tarzı kişide doyumsuzluğa sebep olabilir. Başarının güçlü bir şekilde vurgulandığı, sevgi ve onayın başarıya bağlı olduğu, eleştirel, talepkar ebeveynlerin varlığı ile sadece başarılı olduğu zaman ebeveynleri tarafından görüldüğü ailelerde yetişen çocuklarda mükemmelliyetçi eğilimler geliştirme olasılığı daha yüksektir. Ebeveynler bireyin hata yapmasına izin vermezse ya da birey ebeveynlerden onay almak için olağanüstü çaba harcaması gerektiğinde mükemmeliyetçilik oluşabilir.
    Anne-baba ya da öğretmenlerimiz tarafından sevgi, onaylanma, kabul görme gibi ihtiyaçlarımızın karşılanmadığı durumlarda benlik saygımız düşer. Bu ihtiyaçlarımızı karşılamak ve özsaygımızı kazanmak için birtakım davranışlar sergileriz. Görülmek adına sürekli bir çaba içerisine gireriz. Onlar bizi görmedikçe sanırız ki eksik olan, kusurlu olan benim. Eğer kusursuz, yeterli olsaydım annemle babam beni görürdü. Ben yetersiz biriyim ve hayal kırıklığıyım ailem için. Onlara layık bir çocuk olmam için daha da güzel, daha da iyi şeyler yapmalıyım… Böyle başlar genelde mükemmeliyetçilik.. Derin bir yetememe hissiyatıyla tatmin ve yeterlilik duygusu kişide bozulur; depresyona, kaygıya neden olur.

    Kültürel ve toplumsal beklentiler de kişide bir doyumsuzluğa-mükemmelliyetçiliğe sebep olabilir. Özellikle Türkiye’de ‘erkek’ cinsiyetine yönelik toplumsal beklentiler kişi üzerinde bir baskı yaratıp kendisini daha da yetersiz hissetmesine sebep olabilmekte.

    Başarılı bir çocukluk geçmişi de başarısızlık korkusuna yol açabilir. Ya da tam tersi olarak başarısız bir çocukluk geçmişi ile o dönemdeki yoğun eleştirilerle birlikte hayal kırıklığı yaratmış olduğu düşüncesiyle birlikte bireylerde gelecekteki eleştirilerden kaçınmak amaçlı mükemmeliyetçiliğe itmiş olabilir.

    İlişkilerde Doyumsuzluk..

    “Mükemmelliyetçilik beraberinde kaliteli(!) yalnızlığı getirir.”

    İlişkilerde doyumsuzluk iki şekilde görülebilir. Biri yukarıda da bahsettiğim gibi kişi nasıl ki kendisinde kusursuzluğu arıyorsa karşısındakinde de bu kusursuzluğu arar ve onu en basit bir hatasında ağır bir şekilde eleştirebilir.

    Ya da seçeneklerin varoluşu ile birlikte kişi var olan ilişkisini yetersiz görüp sürekli yeni-daha yeterli bir ilişki arayışına girer. Sürekli bir doyumsuzluk halinde olup bir doyma noktasına bir türlü gelememe hali yaşar. Onla olmazsa öteki-daha iyisi var diyerek ilişkileri hep kısa süreli olup bir kararsızlık hali görülür. Kişi bir türlü tatmin edici bir ilişki yaşayamaz; çünkü hayalindeki o mükemmel ilişkiye bir türlü kavuşamaz. Bir buluş hali olmaz; sürekli bir arayış halinde olur kişi. Ve yaşadığı ilişkilerinde de tekrar tekrar bir hayal kırıklığı yaşar; çünkü partneri ne yaparsa yapsın onun için hep bir eksiklik-uyumsuzluk hisseder. Yüksek beklentileri de karşılanmadığı için partnerine bir kızgınlık hisseder ve çatışmalar yaşanır.

    Doyumsuzluk hali ilişkilerinde bazen kişiyi aldatmaya da götürebilir. Çünkü var olan ilişkisi kişiye yetmez ve bir yenilik arar. Zanneder ki ‘kusursuz, mükemmel’ bir ilişki mümkün ve ona ulaşmak için de sürekli bir arayış içerisinde kalır. Ama gerçeklikte kusursuz bir ilişki mümkün olmadığı için aradığını bir türlü bulamaz ve tatminsizlik yaşar.

    Sağlıklı İlişkiler İçin Pratik Öneriler

    Sağlıklı ilişkiler için pratik öneriler

    İlişkilerde bu doyumsuzluk halini inceleyebilmek, kendimize bakabilmek kadar karşımızdaki kişiye de gerçekçi bir şekilde değerlendirebilmek önemli. Karşımızdaki kişiyle gerçekten iletişim kurabiliyor muyum, sevdiğim, değer verdiğim şeyleri onunla rahatlıkla konuşabiliyor muyum, beni anlıyor mu, ben onu anlayabiliyor muyum, düşüncelerimiz aynı olmasa bile birbirimizi dinleyebiliyor muyuz, fikirlerimiz uyuşmasa bile birbirinden çok mu uzak yoksa kabul edilebilir bir noktada mı, ortak hedef ve hayallerimiz var mı, benimle birlikte hedeflerimde heyecanlanıyor mu, hayatı benim istediğim standartlarda mı yaşıyor yoksa aramızda çok mu fark var.. ? gibi sorular ile ilişkinizin sizin için iyi olup olmayacağını değerlendirebilirsiniz.

    Kişisel Gelişim ve Doyumsuzluğun Üstesinden Gelme

    Doyumsuz-mükemmelliyetçilik ile başarılı bir şekilde baş edebilmek için kişinin kendisine karşı daha şefkatli ve kabul edici bir tutumu benimsemesi gerekmektedir. Bu sürekli bir çabayla ve kabulle olabilir. Olumlu onaylamaları hayatın içine dahil etmek, gerçekçi hedefler koymak, hataları bir öğrenme fırsatı olarak görmek de doyumsuzluk hissiyatını kırmaya yardımcı olacaktır. Sürekli eleştiren o iç sesi susturup hatalarımız karşısında ‘Hayal kırıklığına uğradım; ama hala özümde iyi bir insanım.’ diyebilmek sağlıklı bir yaklaşımdır. En büyük adım kendinize bu merhameti gösterebilmektir… Kendinize bu öz şevkati gösteremiyorsanız uzman psikologlardan danışmanlık almak da doyumsuzluk hissiyatını sağaltmaya yardımcı olabilir. Siz de benzer durumlar yaşadığınızı düşünüyor ve tek başınıza baş etmekte zorlanıyorsanız uzman bir psikologtan destek alabilirsiniz.

    Unutulmaması gerekiyor ki asıl mükemmelliyetçilik bir kusurdur. Çünkü mükemmellik diye bir şey yoktur. Bizler her zaman kusurları olan, eksiklikleri olan aciz bir insanız. Bu insan olmanın bir sonucudur. Bu kısmı kabul edip kendi kusurlarımızla, eksikliklerimizle barışmazsak hayat bizim için çok daha zorlayıcı olmaya başlayacaktır.

    Sevgiler…

    Uzm. Psk. Özge AKÇAY
    Persona Psikolojik Danışmanlık Merkezi –
    Merkez Mahallesi, Cumhuriyet Meydanı, No:8 Kat:1 Gaziosmanpaşa/ Istanbul .
    ☎️0551 186 42 41

    Bireysel Danışmanlık, Çift Danışmanlığı ile alakalı paylaşımlarımı instagram hesabımdan ulaşabilirsiniz.

    Gaziosmanpaşa, Küçükköy, Eyüp ve çevresinde danışmanlık hizmeti almak için benimle iletişime geçebilirsiniz.