Randevu Planla

Çift ve Aile Danışmanlığı, Bireysel Danışmanlık, Cinsel Danışmanlık, Nöropsikolojik Değerlendirme ve diğer psikolojik danışmanlık randevularınız için dilediğiniz zaman arayabilirsiniz.

İstanbul Uzman Psikolog Bilgilendirme Telefonu:
0551 186 42 41

E-Mail:
[email protected]

1 sene ago · · 0 yorum

Özgüven ve Karar Almak

Özgüven ve Karar Almak

Çocukken fazla koruyucu veya otoriter bir aile içerisinde büyümek kendi kararlarımızı almamızı engelleyen bir durum oluşturur. Özellikle çocukluk döneminde çok eleştirilen, beğenilmeyen, takdir edilmeyen ihmal edilen kişilerin de adım atma konusunda sıkıntı yaşadığı görülmektedir. Bu da düşük özgüvene sebebiyet verir. Ancak yetişkinlik döneminde bu durumu değiştirmek kişinin kendi elindedir. Çocukluk yaşantımız kişiliğimizi çok fazla etkilese de geçmişi bir deneyim olarak görüp hayatı bugünde yaşayabiliriz. 

Özgüven problemi olan bir kişinin yaşadığı en büyük sorun kendi hayatının sorumluluğunu alamaması ve tek başına karar alıp adım atamaması durumudur. Karar alıp onu eyleme dökmek kişi için çok zordur. Hata yaparlarsa dışlanacaklarını, küçük görüleceklerini, ayıplanacaklarını düşünürler. Başkaları ne der, ne düşünür diye başkalarına göre hayatımızı şekillendirmek de karar alma sürecimizi yavaşlatır. Bu sebeple cesur bir şekilde adım atmayıp bir bekleyiş, emin olmadan ya da onay verilmeden adım atamama hali söz konusudur. Bu da var olan fırsatların kaçmasına sebep olur. Çünkü aldığı kararın yanlış olma ihtimali onu ürkütür ve adım atmasını zorlaştırır.

Motivasyonunuz Düşmesin.

Olumsuz bakış açısına sahip olmak, alacağımız karar hakkında olumsuz bir şekilde düşünmek de motivasyonumuzu düşürür. Çünkü olumsuz bakış açısı enerjimizi düşürür ve adım atmakta zorlanırız. Olumlu baktıkça daha kolay adım attığımızı daha cesaretli olduğumuzu fark ederiz. 

Karar almak ve bunu eyleme dökmeyi engelleyen bir sebep de mükemmeliyetçi kişilik özelliğidir. Mükemmeliyetçi kişilik özelliğine sahip olan kişiler asla yanlış yapmamalıyım şeklinde bir düşünceye sahip olurlar bu da onları atacağı adım konusunda ayrıntılı bir düşünmeye sevk eder. Yapacakları işleri o kadar ayrıntısıyla düşünürler ki sonunda o iş içerisinde boğulup kalırlar. Normalde bir saatte bitecek bir iş günler hatta haftalar alıp zaman kaybına sebep olacak hale gelmektedir.

Önce eylem sonra niyet… Yani bazen içimizden adım atmak gelmez, karar vermekte zorlanır, isteksiz bir tavrımız olur. Ancak bu ilk adımı atana kadar olan bir süreçtir. İlk adımı attıktan sonra o istek içinizde yeşerecektir. Adım atmış olmanın vermiş olduğu sorumluluk duygusuyla içinizde bir umut oluşur ve ilerlemeye başlarsınız. 

Adım atmak ve sorumluluk almaktan kaçıyorsanız kendinize bazı sorular sorarak bunun sebebini bulabilirsiniz. Örneğin “Neden korkuyorum, bu adımı atarsam ne olur, insanların düşüncelerini önemsiyor muyum, en kötü ne olabilir, yine olumsuz bir şekilde mi düşünüyorum, çok mu ayrıntılı düşünüyorum…” gibi sorular kendinize göre şekillenebilir. Bu sorulara yanıt vermek kendinize karşı daha gerçekçi bir şekilde yaklaşmanızı sağlayacaktır. 

Aslında herkesin içinde hayatının sorumluluğunu alabilecek potansiyel bir güç kaynağı vardır. Hayata dair kendi kararlarımızın sorumluluğunu almak kişiyi daha güçlü ve özgürleşmiş hissettirir. Başarılarımızla gurur duymayı ve onlardan keyif almayı sağlar. Eğer siz de özgüveninizi geliştirmek istiyorsanız kabuğunuzdan çıkıp yeteneklerinizi keşfederek cesur bir şekilde sorumluluk almayı öğrenin. Başarısızlıktan korkmayın; başarısızlıkların sizi başarıya götüren yolda küçük bir mola olarak değerlendirin. Hayatınızın ipleri sizin elinizde olup karar aldığınız müddetçe özgüveninizin arttığını göreceksiniz.

 

Özgüven ve Karar Almak üzerine paylaşımlarımı Instagram profilimden takip edebilirsiniz.

Gaziosmanpaşa’da Bireysel Terapi talepleriniz için benimle hemen iletişime geçebilirsiniz.

Etiketler: , , , , , Kategoriler: Yaşam Önerileri

psikologozgeakcay

Özge Akçay

Lisansımı İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü‘nden Yüksek Onur Derecesi alarak mezun oldum. İstanbul Ticaret Üniversitesi‘nde yüksek lisansımı tamamladım. Üniversite yılları içerisinde İstanbul Üniversitesi Beyazıt Çocuk Kreşi’nde, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları E.A. Hastanesi’nde, Yağmur Çocuklar Psikolojik Danışmanlık ve Özel Eğitim Merkezi’nde stajyer psikolog olarak görev aldım; TEGV ‘ de çocuklarla gönüllü olarak çalışmalar yürüttüm.

Bir cevap yazın